Samsun’da 24 Ev Kül Oldu
28 Aralık 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese köyünde çıkan yangında 24 ev tamamen yandı.
Saat 19.00′da Ahmet Reçber’e ait tek katlı ahşap evde çıkan yangın, kısa sürede evin tamamını sardı. Yangına müdahale etmek isteyen ev halkının çabalarının yetersiz kalması üzerine yangın, etraftaki evlere ve ahırlara sıçradı.
Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine, Vezirköprü ve Havza ile Sinop’un Durağan ve Boyabat ilçelerinin itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin 5 saat süren çalışması sonucu yangın kontrol altına alındı.
Yangında, bazıları kullanılmayan 24 ev ile evlerin yanlarındaki ahırların tamamen yandığı, ahırlarda bulunan ve henüz sayıları belirlenemeyen büyük ve küçükbaş hayvanın telef olduğu belirlendi.
Evi yanan vatandaşlardan bir kısmı köy camisine sığındı. Bazıları ise köydeki diğer evlerde misafir edildi.
Ekiplerin çalışmalarını yerinde takip eden Vali Hüseyin Aksoy, bir araya geldiği köylüleri sakinleştirmeye çalıştı. – Samsun
ANA SAYFAYA DÖNMANŞETLER Haber Tarihi: 27 Aralık 2011 Salı Saat 23:28PAYLAŞ Samsun’da 24 Ev Kül Oldu
Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese köyünde çıkan yangında 24 ev tamamen yandı.
Saç Beyazlamasından Ömür Boyu Kurtulmak Mümkün!Saat 19.00′da Ahmet Reçber’e ait tek katlı ahşap evde çıkan yangın, kısa sürede evin tamamını sardı. Yangına müdahale etmek isteyen ev halkının çabalarının yetersiz kalması üzerine yangın, etraftaki evlere ve ahırlara sıçradı.
Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine, Vezirköprü ve Havza ile Sinop’un Durağan ve Boyabat ilçelerinin itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin 5 saat süren çalışması sonucu yangın kontrol altına alındı.
Yangında, bazıları kullanılmayan 24 ev ile evlerin yanlarındaki ahırların tamamen yandığı, ahırlarda bulunan ve henüz sayıları belirlenemeyen büyük ve küçükbaş hayvanın telef olduğu belirlendi.
Evi yanan vatandaşlardan bir kısmı köy camisine sığındı. Bazıları ise köydeki diğer evlerde misafir edildi.
Ekiplerin çalışmalarını yerinde takip eden Vali Hüseyin Aksoy, bir araya geldiği köylüleri sakinleştirmeye çalıştı. – Samsun
Samsun’da Köy Resmen Kül Oldu
(Anadolu Ajansı)
İstanbul’da Trilyonluk Soygun
29 Kasım 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
ANA SAYFAYA DÖNMANŞETLER Haber Tarihi: 29 Kasım 2011 Salı Saat 13:22 kapat İstanbul’da Trilyonluk Soygun
İçinde 350 bin lira, 300 bin Euro ve 50 bin Sterlin (yaklaşık 1 milyon 200 bin TL) olan banka aracı kaçırıldı.
Sultanbeyli’de bankalara para sevkıyatı yapan güvenlik şirketinin çalışanı, zırhlı araçta taşıdıkları 350 bin lira, 300 bin Avro ve 50 bin Sterlini (yaklaşık 1 milyon 200 bin TL) çalarak kayıplara karıştı.
Edinilen bilgiye göre, Sultanbeyli TEM gişelerinde meydana gelen olayda, bankalara para sevkiyatı yapan özel bir güvenlik şirketinin çalışanı, zırhlı araçta taşıdıkları 350 bin lira, 300 bin Avro ve 50 bin Sterlini alarak kayıplara karıştı.
Erkan Çetin adlı güvenlik görevlisinin büyük soygunu, içinde bulundukları zırhlı araç Sultanbeyli Tem gişelerine geldiğinde, yanındaki arkadaşını araca kelepçeledikten sonra gerçekleştirdiği anlaşıldı. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi.
Birlikte görev yaptığı arkadaşının araca kelepçeleyerek etkisiz hale getirdiği sürücü Hikmet Karaman olayla ilgili polise bilgi verirken hala olayın şokunu yaşıyordu. Uzman ekiplerin kaçan soyguncuya ulaşmayı sağlayacak ipuçlarını bulmak için olay yerinde başlattıkları inceleme sürüyor
(Doğan Haber Ajansı)
Canlı Yayında İnanılmaz Kavga!
24 Kasım 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
Çiller döneminin bakanlarından Ufuk Söylemez ile gazeteci-yazar Memduh Bayraktaroğlu canlı yayında birbirine girdi.
Çiller döneminin bakanlarından Ufuk Söylemez ile gazeteci-yazar Memduh Bayraktaroğlu canlı yayında birbirine girdi. İkilinin kavgasına moderatör Latif Şimşek te dahil oldu.
Beyaz Tv ekranları son günlerin en sert kapışmasına sahne oldu. Çiller’in eski danışmanı Memduh Bayraktaroğlu’nun iddiaları üzerine eski bakan Ufuk Söylemez’in canlı yayına bağlanmasıyla stüdyo karıştı, moderatör Latif Şimşek ve Nagehan Alçı ortamı sakinleştirmek için büyük çaba sarf etti.
“Çillerli yıllarım” kitabıyla olay yaratan Çiller’in eski danışmanı Memduh Bayraktaroğlu Beyaz Tv ekranlarında yayınlanan “Med-Cezir”e konuk oldu. Çiller döneminde yapılan illegal işlerin masaya yatırıldığı programda Memduh Bayraktaroğlu bir çok önemli iddiayı gündeme getirdi.
HALİS TOPRAK’A ÖLÜM EMRİ
Memduh Bayraktaroğlu, İşadamı Halis Toprak’ın faili meçhul listesinden çıkmak için bir milyon doların üzerinde para verdiğini iddia etti.
Bayraktaroğlu, Halis Toprak’ı ünlü mafya babası Sedat Peker’e öldürtmek istediklerini öne sürdü. Sedat Peker’in kendisine Tansu Çiller’in emriyle Halis Toprak’ı öldüreceğini söylediğini iddia eden Bayraktaroğlu, Özer Çiller’in yeraltı faaliyetleri yürüttüğünü söyledi. “Gerçek başbakan Özer Çiller’di” diyen Bayraktaroğlu Mehmet Haberal’ın da Tansu Çiller’in adamı olduğunu dile getirdi.
UFUK SÖYLEMEZ TRİLYONER OLDU
Yaptığı illegal işler nedeniyle gazeteci Emin Çölaşan, Uğur Dündar, Ertuğrul Özkök, Zafer Mutlu ve Süleyman Demirel’in yargılanıp hüküm giymeleri gerektiğini söyledi. Eski Bakan Bayraktaroğlu Ufuk Söylemez’in daha önceden memur maaşı ile geçindiğini, ancak daha sonradan trilyoner olduğunu öne sürünce, iddialar üzerine canlı yayına telefonla bağlanan eski bakan Söylemez, canlı yayında hem Latif Şimşek’e sitem etti, hem de Bayraktaroğlu’na verdi veriştirdi.
SAYGIN GAZETECİLERE İTHAMLARI AĞIR
Bayraktaroğlu’nun iddialarını yalanlayan Ufuk Söylemez “Mal varlığımı ben yıllarca verdim ama Ankara’da bir evim ve bir arabam var. Bu çamurlar bize boş gider. Memduh Bayraktaroğlu Türkiye’nin en saygın gazetecilerine, devlet adamlarına, başbakanlarına hiç bir somut delil olmadan iddialarda bulunuyor. ithamları çok ağır.” dedi.
KİM SAYGIN EFENDİM?
Ufuk Söylemez’in “Saygın gazeteciler” sözünün ardından konuşmaya dahil olan Latif Şimşek “Kim saygın efendim? Uğur Dündar, Emin Çölaşan mı?” diye sordu. Söylemez ise canlı yayında haddini aşan sözler kullanarak Latif Şimşek’e “Bu insanlar mesleğe 30 senesini vermiş. Siz daha meslekte yokken vardı.” dedi.
Söylemez’in bu sözlerine tepkisini gösteren Latif Şimşek, insanın bir mesleğe 30 yılını vermiş olmasının o gazeteciyi saygın yapmayacağını söyledi.
CANLI YAYINDA MÜTHİŞ KAVGA
Memduh Bayraktaroğlu’na yönelik tepkilerini dile getirmeye devam eden Ufuk Söylemez ile Memduh Bayraktaroğlu arasında canlı yayında çok sert tartışmalar meydana geldi. İşte canlı yayında gerçekleşen müthiş kavganın diyaloglar:
Memduh Bayraktaroğlu: Adam değilsin sen Ufuk.
Ufuk Söylemez: Sen sahtekarsın. Her cümlen yalan, DYP’de hiç bir görevin yoktu.
Memduh Bayraktaroğlu: Şu kitabı verir misin Nagehan, sahtekarla yan yana görsünler bir arkadaşı.
Ufuk Söylemez: Biz seni gazeteci zannediyorduk. Bir sahtekar olduğunu öğrenince kovduk yanımızdan. Sen hapis yatmış bir sahtekarsın, sabıkalısın. Nasıl şerefli insanlara laf atarsın.
Memduh Bayraktaroğlu: Onur duyuyorum hırsız değilim hiç olmazsa.
Ufuk Söylemez: Eczacıbaşı’nı dolandırmış, 2,5 yıl cezaevinde yatmışsın. Sen kimsin?
Memduh Bayraktaroğlu: Dur be kardeşim, konuşuyorsun geveze geveze. Sus!Sus!Sus! Edepsiz! 98′de benim koynuma giriyorsun lan!
Ufuk Söylemez: Sen bir sahtekarsın!
Memduh Bayraktaroğlu: Yalancı!
Ufuk Söylemez: Senin evine icra getirdim.
Memduh Bayraktaroğlu: Niye getirdin benim evime icra? Sahte melekler’deki hırsız bakan benim dedin. 1000 liralık bir evde oturuyordu ben acıyordum buna. Şimdiki evine bir gittim, 750 m2 bir saray. Bir saray yavrusu.
Ufuk Söylemez: Sen bir yalancısın. Bu yalanlarından dolayı mahkum oldun.
Memduh Bayraktaroğlu: Ben nerede mahkum oldum? Yargıtay bozdu.
İşte Canlı yayında müthiş kavga
(TelevizyonGazetesi.com)
Bankaların Gözü Emeklinin Parasında
24 Kasım 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
Promosyona yanaşmayan bankalar, emekliye her ay yatırılan 7,5 milyar liradan pay almak için kolları sıvadı.
Promosyona yanaşmayan bankalar, emekliye her ay yatırılan 7,5 milyar liradan pay almak için kolları sıvadı.
Türkiye’de 10 milyona yaklaşan emeklinin maaşları bankaların iştahını kabarttı. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun emeklilere her ay yatırdığı 7,5 milyar liradan pay almak isteyen bankalar emeklileri takibe aldı. Emekliye promosyon ödemeye yanaşmayan bankalar paraları repoda işletmek için hem reklamlarla, hem de emeklilere telefon edip, ‘maaşını bizden çek’ talebinde bulunuyor.
Emeklilerin gözü kulağı yeni yılda yapılacak intibak zammında. 1 milyon 800 bin SSK emeklisinin maaşlarında 20 lira ile 200 lira arasında artış olacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, intibak düzenlemesine son şeklini vermek üzere işçi dernekleriyle bir araya gelirken, devletin emekliye yeni yılda ödediği para da artacak. 2011 yılı boyunca devlet, 9 milyon 900 bin emekliye 92 milyar lira maaş ödeyecek. İntibak düzenlemesi ve aylıklara yapılacak yüzde 7 oranındaki zamla SGK’nın yatırdığı para miktarı daha da artacak. Söz konusu fırsatı avantaja dönüştürmek isteyen bankalar da müşterileri arasındaki emekli sayısına yenilerini ekleme gayreti içine girdi. Devletin emeklinin hesabına yatırdığı maaşı kendi şubeleri üzerinden vermek isteyen bankalar, emeklileri arayıp davet ediyor. Hatta bazıları emekliyi ikna edebilmek için ‘borcunuz var şubemize gelin görüşelim’ yöntemine de başvuruyor.
Zonguldaklı emekli Durdu K. bunlardan biri. Yıllardır Halkbankası’ndan emekli maaşı aldığını söyleyen emekli özel bir bankadan kendisini arayıp borcunuz var dendiğini söyledi. Arayan bankada hayatı boyuncu hiçbir işlem yapmadığını belirten emekli, “Bankanın söylediği şubeye gittim. Borcum var dediler bir bakın dedim. Baktılar borcum yokmuş. Sonra beni geri gönderdiler. Bana söylemediler ama öğrendim ki maaşımı onlardan almak için davet ediyorlarmış.” dedi.
PROMOSYONA YANAŞMIYORLAR
SGK’nın 2009 yılında yaptığı protokolle emekliler maaşlarını istedikleri bankadan alma hakkına sahip bulunuyor. 10 milyon kişiyle 132 ülkenin nüfusunu geride bırakan emekliler maaşlarını PTT dahil 22 bankadan çekebiliyor. Memur emeklileri maaşlarını her ayın 1 ile 5′i arasında alırken, eski işçi emeklileri ayın 15-19′uncu günü bankadan çekebiliyor. Devlet SSK emeklilerinin büyük çoğunluğunun maaşını sigorta tahsis numaralarının son iki numarasına göre her ayın 20-25′inci günü yatırıyor. Esnaf emeklileri ise 25 ile 28′i arasındaki günlerde maaşlarını çekiyor. Bağ-Kur’lularla son bulan maaş yatırma bir ayın geneline yayılmış oluyor. Bankalar bir ay boyunca sürekli hareketli olan emekli hesaplarına yatırılan paraları repoda işletmek amacıyla emeklilerden ‘gelin maaşınızı bizden alın kampanyaları’ düzenliyor. Emeklilere promosyon ödemeye yanaşmayan bankaların, avantajlı faizler ve sıra beklemeden maaş ödeme vaatleriyle emeklilere bizden maaş çekin tekliflerini evlere kadar ulaştırıyor.
EN ÇOK EMEKLİ SSK’DA
SSK 5.637.585
Emekli Sandığı 1.842.668
Bağ-Kur 2.227.890
Toplam 9.708.213
SGK Mayıs-Haziran verileri
(Cihan Haber Ajansı)
Bedelli Fiyatına 0 KM Otomobiller
24 Kasım 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
Bedelli askerliğin bedeli tam 30 bin TL. Peki bu fiyata hangi sıfır kilometre arabaları akabiliriz?
Bedelli askerlik yasasına göre, askerliğini yapmamış ve 30 yaşın üzerindeki vatandaşlar, isterlerse 30.000 TL verip askerlik yapmış sayılacaklar.
Otomobil.com.tr bedelli askerlik ücreti olan 30 bin TL ile satın alınabilecek sıfır kilometre binek otomobilleri bir araya getirdi.
İşte 30 bin liraya alınabilecek o otomobiller…
Başabakan Ahmet Altan’ı mest etti
24 Kasım 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
Son dönemde sıkça sert eleştirilere konu ettiği Başbakan Erdoğan’a bu kez mest oldu.
Başbakan Erdoğan’ın Dersim belgelerini açıklayıp Türkiye Cumhuriyeti adına özür dilemesi günün konusu oldu.
Hemen hemen tüm köşe yazarları konuyu kaleme aldı. En ilgi çekici yazarı Taraf’ın tepe yöneticisi Ahmet Altan’dan geldi. Son dönemde Erdoğan’a yönelttiği sert eleştirilerle gündeme gelen Altan, bu kez mest olmuş bir şekilde Başbakan’a övgüler diziyor.
AHMET HAKAN KILIÇDAROĞLU’NA
“PISIRIK” DEDİ
Dersim konusunda yazı kaleme alan Ahmet Hakan da Kılıçdaroğlu’na yüklendi. Hakan’a göre “Başbakan Kılıçdaroğlu’na gol attı”. İşte Ahmet Hakan’ın yazısındaki Kılıçdaroğlu yorumu:
“Sen Dersim üzerine dişe dokunur tek bir kelime bile etmezsen…
(…) Sen korkak, pısırık ve idareci olmayı tercih edersen…
Sen öldürülmüş bebekler adına bile liderlik sergileyemezsen…
Adam da çıkar… Hem arşivi açar, hem özrünü diler.
Golünü atar yani…
Sen de öylece kalakalırsın.
Kendi haklı davasını bile savunamamış bir genel başkan olarak…
Partisinin tarihine nasıl yaklaşacağını bilmeyen bir lider olarak…
Yapabildiği tek şey “herkesi susturmaya çalışmak” olan bir siyasetçi olarak…
Tarihiyle yüzleşmekten, hesaplaşmaktan köşe Bucak kaçmış bir CHP’li olarak…
Yani dımdızlak.
Yani mahcup…
Yani mağlup…
Ahmet Hakan’ın yazısının tamamı için tıklayın
Mustafa Kemal Atatürk’ü “Dersim” katliamının planlayıcı ilan eden Altan şunları yazıyor:
KATLİAMIN PLANLAYICI ATATÜRK
“Dersim katliamının planlayıcısı, yöneticisi ve sorumlusu Mustafa Kemal’dir. Cumhuriyet tarihi boyunca büyük bir “beyin yıkama” operasyonundan geçen bu halkın, karşılaştığı yeni gerçekleri kabulü biraz zor olacak ama yeni bir ülke ancak geçmişin günahlarıyla ve yalanlarıyla yüzleşerek kurulabilecek.
ERDOĞAN PARILTILI LİDER
Erdoğan dünkü konuşmasıyla bu yeni gelecek büyük bir adım attı. Kabul edelim ki ilginç bir adam bu Erdoğan, bazen bu toplumun ortalama düzeyinin çok altında kalan ilkel bir hamasetle milliyetçilik yaparken, bazen de inanılmaz bir sıçramayla bu toplumun düzeyinin çok üstüne çıkarak parıltılı bir lidere dönüşebiliyor. Büyük zirvelerle ve derin uçurumlarla dolu bir dağ silsilesi gibi. Dün onu o parlak zirvelerinden birinde izledik.
HEP HAYRANLIK UYANDIRSIN
İnsan istiyor ki ülkesinin başbakanı hep bu düzeyde olsun, hep hayranlık uyandırsın, hep Willy Brandt gibi tarihe geçecek büyük jestlerin insanı olsun, toplumunun zihnini açsın, gerçeklerden korkmasın, yalanları cesaretiyle yıksın, uygarlığın sembolü haline gelsin. Her zaman böyle olmuyor tabii ama dün bütün bu özelliklere sahip bir lider gibi davrandı.
KILIÇDAROĞLU’NUN SİLİK ZAVALLILIĞI
Dersim katliamıyla ilgili bütün o gerçekleri açıklamak ve özür dilemek kolay iş değil. Kolay iş olmadığı, ailesi bu katliamda büyük bir acı çekmiş olan CHP’nin Dersimli Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kıvranmalarından belli.
Gerçekleri Erdoğan söylüyor, Dersimli muhalefet lideri bu gerçeklerin üstünü örtmeye çalışıyor. Birinin cesaretine ve parıltısına hayran oluyor, diğerinin o silik zavallılığına acıyorsunuz.
YÖK Harç Krizinde Geri Adım Attı
22 Eylül 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
Yüksek Öğretim Kurumu alttan ders alan öğrencilere getirilen maliyet konusunda geri adım attı.
YÖK, üniversitelere yazı göndererek yeni bir düzenleme yapılana kadar okulunu azami süresi içinde bitiremeyen öğrencilerden ilave ücret alınmamasını istedi.
Genelgeye göre, alttan ders alan öğrencilerin ödeyeceği harçlara ilişkin yeni bir düzenleme yapılacak. O tarihe kadar alttan dersi olan öğrenciler diğer öğrenciler ile aynı oranda harç ödeyecek. Mali yükümlülük getiren düzenleme geçmişe etki etmeyecek, ileriye dönük uygulanacak.
(Cihan Haber Ajansı)
Bursa’da TIR Faciası: 5 Ölü
22 Eylül 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
Bursa’nın Orhangazi İlçesi’nde TIR’ın altına giren otomobilde bulunan 5 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı.
Kaza, İznik-Orhangazi karayolunun 5′inci kilometresinde bugün saat 04.00 sıralarında meydana geldi. 32 yaşındaki Gürkan Şahin yönetimindeki 16 ZJ 320 otomobil, Bursa sebze haline gitmek üzere Karabük’ten yola çıkan 30 yaşındaki Erkan Özkan yönetimindeki 07 EJL 25 plakalı TIR ile şerit ihlali nedeniyle kafa kafaya çarpıştı.
Kazada, otomobil sürücüsü Gürhan Şahin ile araçta bulunan arkadaşları 30 yaşındaki Cihan Taşdemir, 27 yaşındaki Haydar Yıldırım, 39 yaşındaki Zafer Çetin Bayrak ile kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi demir yığını haline gelen otomobilde sıkışarak öldü.
Çarpmanın etkisiyle yol kenarındaki meyve bahçesine savrulan ve ağaçlara çarparak duran TIR’ın sürücüsü Erkan Özhan ile yanında bulunan arkadaşları 30 yaşındaki Hanifi Zeren, 19 yaşındaki Sinan Namal ve 36 yaşındaki Ahmet Yılmaz yaralandı. İlk müdahalesi sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan yaralılar, ambulanslarla Orhangazi Devlet Hastahanesi’ne kaldırıldı. –
(Doğan Haber Ajansı)
Genç Kaymakam İntihar Etti
22 Eylül 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
ŞanlıUrfa’nın Bozova Kaymakamı 31 yaşındaki Caner Akgün, tabancayla intihar etti.
Evli ve 1 çocuk babası olan Kaymakam Akgün bu sabah konutunda henüz bilinmeyen nedenle canına kıydı. Olayın duyulması üzerine konuta gelenler, Ordu doğumlu olan Kaymakam Caner Akgün’ün cansız bedeniyle karşılaştı.
Kaymakam Akgün’ün intihar ettiği haberi Bozova ve ŞanlıUrfa’da şok etkisi yaptı. ŞanlıUrfa Valisi Celatettin Güvenç, Bozova’ya hareket etti.
Kaymakam Caner Akgün, 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra sırasıyla Antalya’nın Gündoğmuş ve Konya’nın Taşkent ilçelerinde kaymakam vekilliği yaptı. 2005- 2006 yıllarında İngiltere’nin Manchester Üniversitesi’nde 9 ay Lisan ve Kamu Yönetimi dersleri aldı. 16 Mart 2007 tarihinde Adana’nın Aladağ Kaymakamlığı’na atandı. 2008 yılında Hemşin’de görev yaptıktan sonra 30 Temmuz 2010′da ŞanlıUrfa’nın Bozova Kaymakamlığı görevine atandı.
(Doğan Haber Ajansı)
Kıbrıs Petrol İçinde Mi Yüzüyor?
22 Eylül 2011 Yazan ErKaN
Kategori Güncel Haberler
Kıbrıs Rum yönetiminin sondaja başlaması petrol gerginliğini iyice tırmandırdı. Akla gelen soru ise iştah kabartıyor.
Kıbrıs Rum yönetiminin, Türkiye ve KKTC’nin tüm uyarılarına rağmen, hafta sonu petrol ve doğalgaz sondajına başlaması, adada son on yıldır zaman zaman artan petrol gerginliğini iyice tırmandırdı.
Adanın etrafını çevrelediği belirtilen zengin petrol yatakları, son yıllarda, devam eden Kıbrıs müzakerelerini de gölgeledi ve adadaki tansiyonu yükseltti. Rumların, sondaja başlamasıyla Ada’da yeni bir süreç başlamış oldu.
Noble Energy şirketinin üst düzey bir yetkilisine göre, Kıbrıs Rum kesimin tek yanlı parsellediği ”12. ve 3. parsel”deki yataklar ”çok büyük” ve ”Bu iki Kıbrıs parselinde bulunan yataklar Avrupa’nın önümüzdeki 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek ölçüde.”
Kıbrıs Rum yönetimi 2003 yılında Mısır’la başladığı Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama anlaşmasına, 2007′de Lübnan, Suriye ve İsrail ile devam etti.
Hidrokarbon arama ruhsatı ihalelerine ilk olarak Şubat 2007′de başlayan Rum yönetimi, Doğu Akdeniz’i kendince parsellere ayırarak, uluslararası ihaleye çıktı.
Rum yönetimi, ”Afrodit” adı verilen 12 parselde petrol ve doğalgaz arama ruhsatını, Amerikan menşeli Noble Energy şirketine verdi. Geçtiğimiz aylarda, petrol ve doğal gaz aranmasına, sözde ”bağımsızlık günü” olan 1 Ekim’de başlanacağını duyuran Rum yönetimi, bu kararını öne alarak, sondaja 18 Eylül Pazar akşamı başladı. Rum radyosu, sondaja başlayan Noble Energy şirketinin platformunun üzerinde İsrail insansız casus uçaklarının uçuş yaptıklarını ve İsrail donanmasına ait gemilerin de platformun doğusunda görüldüklerini duyurdu.
Sondaj öncesi, İsrail’in ”Leviathan” ismi verilen parselinde bulunan doğalgaz platformu 12. parsele taşındı.
PETROL SON YILLARDA GERDİ
Adadaki petrol gerginliği, 2003′den itibaren gündemdeki yerini korudu.
2009′da, Kıbrıs açıklarında Güney Kıbrıs’ın sözde “münhasır ekonomik bölgesi” içinde Kıbrıs Rum yönetimi adına petrol araştırma çalışması yapan Panama bandıralı Norveç araştırma gemisine Türk savaş gemisince müdahale edildiği haberleri Rum basınında çıktı.
ABD’nin Güney Kıbrıs Büyükelçisi 27 Mayıs 2009′da yaptığı açıklamada, ”bir Amerikan şirketinin yakında petrol arama çalışmalarına başlayacağını duyurdu, KKTC bu duruma tepki gösterdi ve KKTC Dışişleri, ABD Büyükelçisini kınadı. Rum tarafı, petrolle ilgili faaliyetlerini “egemenlik hakkını kullanma” olarak niteledi. Dönemin KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum tarafına, petrol arama çalışmaları konusunda “Türkiye’ye meydan okumak akıllıca değil” uyarısı yaptı.
Rumlar, aslında 1979′da, Spiros Kiprianu’nun Rum yönetimi lideri olduğu dönemde de, Mısır’la birlikte petrol macerasına girişir. Ancak Rauf Denktaş, ”Bu, bir savaş nedeni olur” açıklaması yapar ve Türkiye’nin de tepkisiyle BM devreye girer. Rum lider Kiprianu, bir açıklama yaparak, ”BM Genel Sekreteri, petrol konusunda geri adım atmamızı istiyor ve Türklerin şaka yapmadığını söylüyor” der ve Rum tarafı geri adım atar.
SERDAR DENKTAŞ, 2003′DE AÇIKLAMIŞTI: ”AB Haberleri’>AB KIBRIS’TAKİ PETROLÜ İSTİYOR”
KKTC’deki Demokrat Parti’nin (DP) Genel Başkanı, o dönemin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş da 10 Aralık 2003′de yaptığı açıklamada, Kıbrıs adasının etrafında dünyanın en zengin petrol rezervleri olduğunun tespit edildiğine işaret ederek, Avrupa Birliği (AB) ve ABD’nin bu petrol kaynaklarını kendi kontrollerine almak istediğini, bu nedenle Annan planının derhal imzalanarak, tüm Kıbrıs’ın Mayıs 2004′te AB Haberleri’>AB’ye girmesi yönünde uğraş verdiğini söylemişti.
Serdar Denktaş, partisinin milletvekili adaylarıyla, Lefkoşa Saray Otel’de düzenlediği basın toplantısında, Annan planını tartışırken, bir gerçeğin kamuoyunun dikkatinden kaçtığını, ”çözüm ve AB Haberleri’>AB” tartışmalarının gerisinde kaldığını kaydetmişti.
Annan planında, tüm doğal kaynakların ”ortak devletin” denetimine verildiğini, Kuzey Kıbrıs’ta akan derelerin dahi ortak devletin kontrolünde olacağını belirten Denktaş, Kıbrıs Türkleri’nin AB Haberleri’>AB’ye uyum çalışmasını yapmadan acele AB Haberleri’>AB’ye alınmak istenmesinin arkasında yatan en önemli unsurun bu olduğunu söylemişti.
Bi süre önce, Kıbrıs’ın kuzeyinde Girne-İskenderun arasında ve güneydoğuda; Kıbrıs-Suriye-Lübnan-İsrail-Mısır arasındaki bölgede dünyanın en zengin gaz ve petrol yataklarının olduğunun ortaya çıktığına dikkati çeken Serdar Denktaş, bütün bunların bilindiğini, ancak diğer tartışmalar yanında bunların gözden kaçtığını ve yeterince önemi üzerinde durulmadığını anlatmıştı.
Serdar Denktaş, şöyle konuşmuştu:
”Bu tespitler ışığında iddiamız şu: AB Haberleri’>AB ve ABD Kıbrıs adasının tümünü AB Haberleri’>AB’nin içine almak suretiyle, Mayıs’ta derhal, Doğu Akdeniz’deki petrol ve gaz rezervlerimizin tümünü kontrol altına almaya çalışıyor. Bunu yaparken iki hususu göz önünde bulunduruyorlar, birincisi Türkiye’yi bu rezervlerin uzağında tutabilmek, ikincisi de başlatmış oldukları çalışmalara uluslararası hukuk kılıfı uydurmaya çalışmak.”
SON 1 YILDAKİ GELİŞMELER
Kıbrıs Rum yönetimi ile İsrail arasında 17 Aralık 2010′da imzalanan ve her iki ülkenin denizde münhasır ekonomik bölgelerinin (MEB) sınırlarını belirleyen anlaşma Rum Bakanlar Kurulu tarafından 2 Şubat 2011 onaylandı.
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’ın, 14 Mart’ta İsrail’e yaptığı ziyarette, enerji konusu üst sıralarda yer aldı.
Ziyaret kapsamında, iki ülke arasında, İsrail doğalgazının AB Haberleri’>AB’ye Güney Kıbrıs üzerinden taşınması konusunu ele alacak bir çalışma grubu kurulması kararının alındığı açıklandı.
Kıbrıs Rum yönetimi, sözde ”Münhasır Ekonomik Bölgesi”nde (MEB) başlatacağını duyurduğu doğalgaz arama çalışmalarına Türkiye’nin tepkisini, Ağustos ayında, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği’ne (AB) şikayet
etti.
Kıbrıs Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli, 14 Ağustos da, Rum tarafının Doğu Akdeniz’de hidrokarbon aramaları konusunda ”Türkiye’nin herhangi bir şey yapmaya cesaret edemeyeceğini” iddia etti.
-ESKİ RUM BAKAN UYARDI-
Rum yönetiminin 2003′de Mısır’la yaptığı anlaşmaya imza koyan, Kıbrıs Rum yönetimi eski dışişleri bakanlarından Nikos Rolandis de, Rum yönetimine, sözde ”Münhasır Ekonomik Bölgesi” (MEB) içerisinde petrol ve doğalgaz arama çalışmalarıyla ilgili Türkiye’nin uyarılarını dikkate alması çağrısı yaparak, ”Türkiye dediğini yapar” dedi.
Petrolde Kıbrıslı Türklerin de hakkı olduğunun altını çizerek, Rum yönetimine Türkiye’nin müdahalesini önlemek için Kıbrıslı Türklerle bu konuda uyuşmayı öneren Rolandis, Türkiye’nin uyarılarını ”kabadayılık” olarak nitelemenin siyasi hata olduğunu vurgulayarak, bu yönde açıklaması olan yeni Rum dışişleri bakanı Markulli’yi eleştirdi.
KKTC yönetimi, Rum yönetimini, petrol ve doğalgaz aramaları konusunda sürekli uyararak, Kıbrıs müzakereleri devam ederken, bu girişiminden vazgeçmeye çağırdı.
Rum yönetiminin, sözde MEB’de petrol ve doğalgaz aramasına 1 Ekim’de başlayacağını duyurması adadaki tansiyonu yükseltti.
”ASKIYA ALMAZSAN BİZ DE YAPARIZ”
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Özel Temsilcisi Kudret Özersay, 17 Ağustosa’da yaptığı açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs’ın güneyinde doğalgaz arama-çıkarma faaliyetlerini askıya almadığı takdirde, Kıbrıs Türk tarafının da anlaşmalar yaparak adanın deniz alanlarında petrol ve doğalgaz aramaya başlayacağını bildirdi.
Kıbrıs Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli, 26 Ağustos’da, Rum yönetiminin, sözde MEB’i içerisinde ayırıp ”Afrodit” olarak isimlendirdiği 12. parselde, petrol ve doğalgaz sondaj çalışmalarının iki haftaya kadar başlayacağını açıkladı.
NOBLE DELEK İLE ANLAŞTI
Rum yönetiminin 12. parselde imtiyaz haklarını verdiği, sondaj çalışmalarını yapacak Amerikan Noble Energy şirketi de, İsrail’in Delek adlı şirketi ile 25 Ağustos da anlaşma imzaladı.
Petrol konusu, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas arasında devam eden ve Kıbrıs sorununun çözümü öngören müzakerelerde de gündeme geldi.
Eroğlu, Rumlardan, yoğunlaştırılmış müzakereler sürerken petrol ve doğalgaz aramanın ertelenmesini istedi ve bu gibi hareketlerin görüşmelere menfi etki yapacağı uyarısına bulundu.
KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, 5 Eylül’de Kıbrıs Rum yönetimini, Doğu Akdeniz’de tek taraflı olarak yürüttüğü petrol ve doğalgaz arama çalışmaları konusunda, Türk tarafının yaptığı uyarı ve çağrıları, geç olmadan ciddiyetle dikkate alması konusunda uyardı.
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, 9 Eylül’de Rum basınına yansıyan açıklamasında, doğalgaz arama çalışmalarına tepkilerle ilgili olarak, Rum Milli Muhafız Ordusu’nun (RMMO) ”teyakkuz halinde ve hazırlıklı olması gerektiğini” söyledi.
Eroğlu da Hristofyas’a 12 Eylül’de yanıt vererek, Kıbrıs Rum yönetiminin, orduyu teyakkuza geçirerek bir şey yapamayacağını belirtti ve Rum tarafına, müzakerelerin devam ettiği bir ortamda, bölgede gerginliği artıracak petrol ve gaz arama çalışmalarını erteleme çağrısını yineledi.
ATALAY DA UYARDI
14-17 Eylül’de KKTC’yi ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da, Kıbrıs Rum tarafının Doğu Akdeniz’de doğalgaz ve petrol arama girişimlerinin ekonomik değil, siyasi bir manevra olduğunu belirterek, Kıbrıs Rum kesimini bu tür provokatif faaliyetlerden kaçınmaya çağırdı.
Atalay, Doğu Akdeniz’in kimsenin özel alanı olmadığını ifade ederek, ”Türkiye burada çok ciddi tedbirler içerisinde; hem güvenliği açısından hem de tabi buranın ekonomik alan olarak değerlendirilmesi açısından” dedi.
-KITA SAHANLIĞI SINIRLANDIRMA ANLAŞMASI YAPILMASI-
Dışişleri Bakanlığı, 15 Eylül’de, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Adanın güneyinde sondaj faaliyetlerine başlaması halinde Türkiye ile KKTC arasında bir Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması yapılması hususunda mutabakata varıldığını bildirdi.
KKTC Dışişleri Bakanlığı da, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasında Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması yapılması mutabakatının, Kıbrıs Türk halkının ada ve çevresindeki tüm doğal Kaynaklar üzerindeki eşit haklarının korunması yönündeki kararlılığının göstergesi olduğunu duyurdu.
Kıbrıs Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Markulli, 16 Eylül’de, uluslararası toplumun, Rum yönetiminin Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz çıkarma yönündeki planlarını Türkiye’nin güçlü itirazlarına karşın desteklediğini söyledi.
Markulli, Rum radyosuna yaptığı açıklamada, Rum yönetiminin konuyla ilgili ”tatmin edici düzeyde siyasi destek” aldığını belirterek, ABD merkezli Noble Energy Inc. firmasına ait bir platformun petrol araştırmasının yapılacağı bölgeye ulaştığını kaydetti.
TPAO’YA DENİZDE PETROL ARAMA RUHSATI
KKTC’de 16 Eylül’de yapılan toplantıda, Kıbrıs Rum yönetiminin adanın güneyinde sondaj faaliyetlerine başlaması halinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti ile Kıta Sahanlığını Sınırlandırma Anlaşması yaparak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) adanın etrafındaki deniz sahalarında arama ruhsatı vermesi konusunda ilke mutabakatına varıldı.
KKTC ile Türkiye arasında petrol ve doğal gaz konusunda izlenecek stratejiyi belirlemek için başlatılan çalışmalar çerçevesinde KKTC hükümetinin daveti üzerine KKTC’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sefa Sadık Aytekin başkanlığındaki heyet, 16 Eylül’de KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun başkanlığındaki heyet ile bir araya gelerek toplantı yaptı.
KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, 16 Eylül’de düzenlediği basın toplantısında, Kıbrıs Rum yönetimini petrol ve doğal gaz konusundaki girişimlerini durdurması konusunda bir kez daha uyararak, ”Bu adımlar durdurulmazsa bütün adımları kararlılıkla atacağız” dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının, Rumların petrol-doğalgaz arama konusundaki girişimleriyle ilgili Türk tarafının hassasiyetini Avrupa Birliği’ne (AB) aktardı. Eroğlu, AB Haberleri’>AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule ile 17 Eylül’de bir telefon görüşmesi yaptı.
Eroğlu, 17 Eylül’de New York’a gitmek için KKTC’den ayrılırken, Kıbrıs Rum yönetimini petrol ve doğalgaz arama girişimleri konusunda bir kez daha uyararak, kararlarını müzakerelerin geleceği açısından bir kez daha gözden geçirmelerini istedi.
Avrupa Birliği (AB) Bakanı Egemen Bağış, 18 Eylül’de Kıbrıs gazetesine verdiği demeçte, Kıbrıs Rum kesimini, İsrail’in Truva Atı’na benzeterek, ”Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail için Truva atı görüntüsü vermekten kaçınmalıdır” dedi. Kıbrıs Rum kesimini ”Hata yapmayın” diye uyaran Egemen Bağış, ”Kimseyi tehdit etmiyoruz, gerekeni yapıyoruz” dedi.
Sürekli tahrik edici açıklamalar yapan Rum Dışişleri Bakanı Markulli, 18 Eylül’de, Türkiye’nin, Rumlar adına Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz sondajı yapacak Noble Energy şirketinin sondaj platformunun, sözde ”12. Parsel”deki sondaj noktasına ulaşmasına tepki göstermediğini, bunun, ”son haftalardaki aslanlıklarının içi boş olduğunun kanıtı olduğunu” iddia etti.
Rum lider Hristofyas, Rum basınına 19 Eylül’de yansıyan, Londra’da yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, Kıbrıs Rum yönetimini, ”hidrokarbon yatakları saptama araştırmaları dolayısıyla protesto ve gerginlik yaratma hakkı olmadığını” iddia etti.
Rumların petrol ve doğalgaz arama girişimlerine yönelik Türkiye’nin tepkilerine değinen Hristofyas, ‘Türkiye’nin, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hidrokarbon yatakları saptama araştırmaları dolayısıyla protesto, daha çok da tehdit etmek ve gerginlik yaratma hakkı yoktur” iddiasında bulundu.
Rum radyosu, 19 Eylül’de, Kıbrıs Rum yönetimi adına Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz sondajı yapacak, Amerikan Noble Energy şirketinin, Güney Kıbrıs açıklarında ”Afrodit” ismiyle anılan 12. parselde sondaj sürecine akşamdan başladığını duyurdu.
KKTC Başbakanı İrsen Küçük, 20 Eylül’de yaptığı açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs adasının güneyinde doğalgaz ve petrol sondaj faaliyetlerine başlamasının, adadaki çözüm şeklinin boyutunu değiştireceğini belirterek, ”Hak ve menfaatlerimizi korumak adına her türlü girişim ve direnci göstermekte kesin kararlıyız” ifadesini kullandı.
KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün de, Kıbrıs Türk tarafının, Anavatan Türkiye ile önceden varılan mutabakat uyarınca adanın doğal kaynakları üzerindeki eşit haklarını korumak amacıyla ivedilikle öngörülen adımları atacağını bildirdi.
DOĞALGAZ İLE ELEKTRİK
Öte yandan, Kıbrıs Rum yönetimi, çıkarılacak olası doğal gazdan elektrik sağlamayı da düşünüyor.
Zira, Kıbrıs Rum yönetimi Şubat 2009′da Monchegorsk isimli Rum bandıralı Rus gemisini İran’dan Suriye’ye cephane götürdüğü sırada alıkoyarak, patlayıcı ve mühimmatı Rum Milli Muhafız Ordusu’na (RMMO) deniz üssüne boşaltmış, bu mühimmat 11 Temmuz’da patlamıştı. Patlamada 13 kişi ölmüş, patlamayla bölgedeki ana elektrik sağlayıcısı Vasiliko santrali de devre dışı kalmış, zaten zorda olan Rum ekonomisi büyük darbe almıştı.
Rum yönetimi, ortaya çıkan elektrik açığını kapatmak için 16 Temmuz’dan bu yana KKTC’den elektrik alıyor.
”Avrupa’NIN ÖNÜMÜZDEKİ 100 YILLIK ENERJİ İHTİYACI…”
Rum Alithia gazetesi, 11 Temmuz’da RMMO deniz üssünde meydana gelen patlamadan sonra tamamen tahrip olan Vasiliko elektrik santralindeki 4. ve 5. ünitelerin, yakıt olarak doğalgaz kullanacak kombine devir üniteler olduğunu; doğalgaz ile elektrik üretilmesi maksadıyla kurulan bu ünitelerin her birinin 220 megavat gücünde olduğunu kaydetti.
Habere göre, 4. ünite 2008′de devreye konuldu, 5. ünitenin de 2012′de devreye konulması bekleniyor.
Gazete, ismini vermediği, Noble Energy şirketi üst düzey bir yetkilisinin geçtiğimiz dönemde Rum tarafına gittiğini, ”Kıbrıs doğalgazı” ile ilgilenen çeşitli çevrelere, ”(Güney) Kıbrıs’a ait 12. ve 3. parseldeki yataklar çok büyüktür” dediğini yazdı.
Söz konusu yetkili, ”Bu iki Kıbrıs parselinde bulunan yataklar Avrupa’nın önümüzdeki 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek ölçüdedir” dedi.
Söz konusu yetkili, Rum yönetiminin doğalgaz konusunda gerekli teknolojik bilgiye sahip olmadığını, doğalgazın çıkartılmasını bir şirketin üstlenmesinin ve Rum yönetimiyle kar oranları konusunda ayrı anlaşma yapmasının daha iyi olacağını belirterek, Rum yönetimi için yılda 10 milyar avronun üzerinde gelirden söz etti.
(Anadolu Ajansı) 21.09.2011



